• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://www.facebook.com/kirsehirlilerdernegi
  • https://plus.google.com/www.kirsehirlilerdernegi.com/posts
  • www.twitter.com
Dünya Kırşehirliler Derneği
    • OZANLAR VE EVLİYALAR DİYARI "KIRŞEHİR" KENTPARK
    • Dünya Kırşehirliler Derneği | Türkiye ve Dünya'nın her yerine hizmetlerine devam.
    • NEŞET ERTAŞ "KIRŞEHİR" demek "BOZLAK" demek
    • Dünya Kırşehirliler Derneği Neşet Ertaş için Var
Üyelik Girişi
Ana Menü
Site Haritası
AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ

Prof.Dr. Vatan KARAKAYA

Prof.Dr. Vatan KARAKAYA

Ahi Evran Üniv.Rektörü

Kırşehir Büyükleri
Şeyh Edebali Kimdir ?

Şeyh Edebali 

  Kırşehir

Ahi Evran veiAhilik

Kırşehir

Cacabey ve Medresesi

Kırşehir

Aşıkpaşa ve Türbesi

  Kırşehir

Yunus Emre ve Türbesi

 Kırşehir

Süleyman Türkmani

 Kırşehir

Ahmedi Gülşehri

Kırşehir

Seyfe Gölü

 Kırşehir

Kesik Köprü

   Kırşehir

Hirfanlı Barajı

Kırşehir

Kalehöyük

OZANLARIMIZ
Kırşehir 

Muharrem Ertaş

Kırşehir

Çekiç Ali

 Kırşehir

Hacı Taşan

Kırşehir

Aşık Said

 Kırşehir

Şemsi Yastıman

 Kırşehir

Neşet Ertaş

   Kırşehir

Ekrem Çelebi

  Kırşehir

Bahri Altaş

 Kırşehir

Tufan Altaş

Kırşehir

Kırşehir Ustaları

Kırşehir 

Kaman MehterTakımı

KİŞİSEL SİTELER

Ahi Evran ve Ahilik

AHİ EVRAN ve AHİLİK KÜLTÜRÜ

 

 

Anadolu’da Ahilik esnaf teşkilatının kurucusu olan büyük alim. İsmi Mahmud bin Ahmed el- Hoyi, künyesi Ebül-Hakayık lakabı Nasuriddin ünvanı Nimetullah’tır.

 

Doğum ve ölüm tarihleri kesin bilinmemektedir. Batı Azarbeycan tarafından bulunan Hoy  kasabasında doğmuştur. Ahilik teşkilatının kurucusu olan bu büyük zat zamanın en büyük Alimlerinden Fahreddin-i Razi hazletlerinin derslerine devam ederek çeşitli ilim dallarından zahiri ilimleri öğrenmiş, diğer taraftan da Ahmet Yesevi hazretlerinin talebelerinden tasavvuf ve gönül ilmini almıştır. Kısa sürede manevi olgunluklar ve yüksek derecelere ulaşmış, tevsir, hadis fikıh, kalem ve tıp ilimlerinde derin bir alim ve büyük bir veli olmuştur.

 

İnsanlara kardeşlik ve beraberliği aşılamak için hocası Evhadüddin ile birlikte Anadolu’ya gelmiş, burada hocasının kızı Fatıma Bacı ile evlenmiş ve Anadolu şehirlerini birer birer dolaşmıştır. Bu arada yaklaşan Moğol istilasına karşı da Anadolu halkının metanetinin arttırılmasını ve teşkilatlandırılması için bütün gücüyle çalışmıştır. Hocasının vefat etmesi üzerine yerine geçmiş ve Kayseri’ye yerleşmiştir. Burada debbağık ( Dericilik) yaparak kendi elinin emeği ile geçimini temin etmiş ve halkı irsad etmeye devam etmiştir. Kendisine sorulduğu zaman Debbağlık sanatların en kutsalıdır. Çünkü sabır ve tahammül gerektirir demiştir.

 

Ahi Evran daha çok esnaf ve sanatkarlar tarafından sevilmiştir. Burada hareketle hemen şehir ve kasabalarda kardeşlik manasına gelen Ahilik Teşkilatını kurmuş ve kısa zamanda Anadolu’nun büyük bir bölümünde toplanıp sohbet edebilecekleri, birbirlerinin ilimlerinden istifade edebilecekleri dergahlar yaptırmıştır.

 

Bugünkü manada Esnaf teşkilatı diyebileceğimiz bu kuruluş esnafı bir çatı altında toplamış ve örgütlenmesini sağlamıştır. Bu arada Moğol istilasına karşı halkı uyarmaya ve istiladan kaçanlara yardım etmeye bütün gücüyle destek vermiştir. 

 

 

Onun bu kadar başarılı oluşundan ve çevresinin genişlemesinden rahatsız olanlar Anadolu Selçuklu Devleti’ne karşı yapılan bir olaya adını karıştırarak hapse girmesine neden olmuşlardır. Hapiste kaldığı beş yıl süre içinde Moğollar Kayseri’yi de istila ederek bir çok kişiyi şehit etmişler ve hanımı Fatıma Bacı’yı da esir almışlardır.

 

Bu hadiseden sonra Ahiler Anadolu’nun her yanında Moğollara karşı amansız bir mücadele vermişlerdir.

 

Ahi Evran hapisten çıktıktan sonra Kayseri’ye gitmiş , orada da Kırşehir ( Gülşehir)’e gelerek hayatının sonuna kadar burada kalmıştır. Burada Ahilik Teşkilatını köklendirip geliştirmiştir. Sanat, ticaret ve mesleğin olgun kişilik, Ahlak ve doğruluğun içiçe geçmiş bir alaşımı olan Ahiliği büyük kitlelere benimsetmiştir. Anadolu Türküne alın teri ile geçinme, başı dik, kendine güvenli ve minnetsiz yaşama yeteneği kazandırmış, bu ruhu onlara aşılamıştır. Kısa sürede etrafında fek çok insan toplanmıştır.

 

Ahi Evran-ı Veli’nin 93 yaşında Kırşehir’de vefat ettiği bilinmektedir.

 

Daha sonraları bir kısım ahiler Osmanlı Beyliği’nin emrine koşmuşlar ve üç kıta’a da altı asır at oynatacak olan Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunda önemli rol almışlardır. Mesela bir  Ahi Olan Şelh Edebali kızını Osman Bey’le evlendirmiş ve onlara Ahilik yolunu öğretmiştir.

 

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda olduğu kadar yayılıp genişlemesinde de ahilerin çok büyük rolleri olmuştur. Hatta Osmanlı Ordusuna yetecek kadar ayakkabı, kılıç ve kalkan imal ettikleri gibi İmparatorluğun en sıkışık dönemlerinde İran’a olan borçlarını Ahi kooperatifi vasıtasıyla ödemişlerdir.

 

Türk esnafının teşkilatlanması yönünde büyük hizmetler yapan Ahi Evran-ı Veli bütün bu hizmetlerinin yanında bir çok eser de yazmıştır. Araştırmacılar ona ait yirmibir eser tespit etmişlerdir. İşte onlardan bazıları:

  • Metali’ün-iman

  • Tebsrat’ül-Mübtedi ve Tezkiret’ül-Müntehi,

  • Et-Teveccüh’ül-Etemm,

  • Menacih’i Seyfi,

  • Medh-Fakr ve Zamm-i Dünya.

Ahilik, köylere, kasabalara kadar yayılan en küçük teşkilatından en büyüğüne kadar milli birlik ve beraberliği, karşılıklı saygı ve sevgiyi, sosyal dayanışma ve yardımı temel alan ilkeler sayan el birliği, gönül birliği ve kardeşlik havası içinde din ve ahlak kurallarına sıkı sıkıya bağlı, köklü, sağlam, düzenli ve milli bir toplum kurmayı amaç bilen tarikat niteliğinde bir kuruluştur. Bu kuruluşa  “ Fütüvvet” adı da veriliyordu. Kendine özgü töreleri ve zaviye adıyla tanınan dernekleri vardı. Üyeleri daha çok meslek sahibi esnaftan kişilerdi. Küçük sanatların gelişip  yayılmasında, sanat erbabının geleneksel kurallara göre yetiştirilmesinde, ekonomik hayatın düzenlenmesinde büyük faydaları görülmüştür.

 

 

Fütüvvet ve Ahilik’in tarihi eski olmakla birlikte, Anadolu’da onun kurulması ya da teşkilatlanmasında Ahi Evran’ın öncülük ettiği söyleniyor ve Ahi Evran bu örgütün piri sayılıyordu.

 

Ahilik, sanat, ticaret ve mesleğin olgun kişilik,ahlak ve doğruluğun iç içe girmiş bir karışımıdır. Ahi diye anılan kişi kesin olarak bir sanat, ticaret  ya da meslek sahibidir. O, bununla beraber olgun, ahlaklı, merhametli, iyilik sever ve her işinde, her davranışında dürüst ve güvenilir bir kişidir.

 

Ahi kelimesi Arapça’dan Türkçe’ye “ kardeş- birader” anlamı ile geçmiş ve Türkçe’de geniş kapsamlı bir kavram haline gelmesinin yanında “ cömert-yiğit” anlamlarını da kazanmıştır. Gerçekten de Ahilik’te cömertlik çok önemli ilkelerdendir.

 

Ahilik; kahramanlık ve dini nitelikler içeren Fütüvvetnamelerin yanında  1000’e yakın düzenleyici kurala sahiptir. Bu kurallar sadece insanın dış dünyasını değil, iç dünyasını da düzenleyecek niteliktedir.

 

Bu çerçeve içindeki düsturlar ise şöyledir:

ELİNİ, SOFRANI, KAPINI  AÇIK TUT.

GÖZÜNÜ, DİLİNİ, BELİNİ BAĞLI TUT.

Ahilik, tasavvufi inançlar içinde hırsızlık ve haramdan uzak durmayı, namuslu olmayı, sır saklamayı, kötü söz söylememeyi telkin eden ahlaki prensipleri yaymış; iyi, doğru ve güzele dönük, kardeşçe yaşama ilkeleriyle Osmanlı Devletinin Sosyal ve Ekonomi düzeninde ilk esnaf teşkilatını kurmuş ve devletin yardımcısı olmuştur. Ahilikte kalfalığa  geçişi sembolize ede8n “ Şed Kuşatma” vardır.

Ahi, birkaç iş ve sanatla değil, yeteneğine en uygun olan tek bir iş veya sanatla uğraşandır. Ahi, doğru olmalı, emeğiyle hak ettiğinden daha fazlasını kazanma yoluna sapmamalıdır. 

 

Ahi, işinin veya sanatının geleneksel pirlerinden, kendi ustasına kadar bütün büyüklere isten bağlanmalı sanatında ve davranışlarında onları örnek almalıdır. Ahi kazancını geçiminden arta kalanını, tümüyle yoksullara ve işsizlere yardımda kullanmalıdır.

 

Bütün Ahilere yönelen düsturların yanı sıra, Ahiliğin, kadınlar kolu olan Bacıyan-ı Rum ( Anadolu Bacıları) için; aşına, işine, eşine sahip ol düsturu ayrıca önem kazanmıştır.

 

Ahilik teşkilatının kurulaması ile şu sonuçlar doğmuştur:  

 

1-Türklerin göçebe hayattan yerleşik  hayata geçişini hızlandırmıştır.

2-Müslüman olmayan yerli halkın elindeki sanat ve ticaret hayatına Türklerin katılması ile , bu konularda canlılık başlamıştır.

3-Türk esnaf ve sanatkarları arasında sıkı işbirliği ve karşılıklı yardımlaşma duygusu gelişmiş ve iyi ahlak kuralları halk arasında yayılmıştır.

 

Ahilik, kendi kural ve kurumları ile III. Ahmet ( 1703-1730) dönemine dek sürmüştür. 1727 yılında “ Gedik” denen bir sistem uygulanmaya başlanmıştır. Bu tür esnaflık ve sanatkarlık 1867 yılına kadar devam etmiştir. Kırım Harbinden sonra I. Abdülmecid’in ( 1839-1861) 1856’da yayınladığı “ Islahat Fermanı” ile Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün uyruklarının her türlü sanat, ticaret ve meslekleri serbestçe  yapabilmeleri kabul edilince 1860 yılında bütün “ Gedik Beratları” iptal edilerek Ahi teşkilatı da sona ermiştir.

 

ŞED TÖRENİ

 

Şed, görünüşte  bir esnaf merasimidir. Anlatmak istediği mana hayatımızı kuşatan ihtiyaç maddelerinin mamul hale getirilişinde, kalite ve standart da muvaffak  olunduğunu, kalite ve standart ölçülerine göre iş yapabilecek bir sanatkarın yetiştiğinin ilanıdır.

 

 

Şed eğitilip yetiştirilen çırakların ustalık icazetini aldıkları törende bellerine bağlanan pamuktan veya yünden yapılmış peştemale verilen addır. Beşe bükülüp üçe katlanan şed hurma yaprağından  örülme tepsi içinde üçe katlanmış seccade ile birlikte törenin başı Ahi Baba’ya sunulur. 

 

Çarup çekme (süpürme), hediye verme, nasihat etme, el öpme törenlerinden sonra hazırlanan şed, usta adayının beline bağlanır mesleğinde kullanacağı aletlerden bazılarıyla sanat sırları verilir.



 ÜNAL KAYA - DÜNYA KIRŞEHİRLİLER DERNEK BAŞKANI

ÜNAL KAYA
Dernek Başkanı
Özgeçmiş
Başkandan Mesaj
BİMER BAŞVURU
Bimer Başvuru Formu | Bimer sorgulama
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85643.8718
Euro4.54804.5662
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 2°
Saat

FACEBOOK'ta BİZ
KIRŞEHİR İDARİ YAPISI

Av. Salih Çetinkaya Kırşehir Milletvekili Kimdir ? 

 Av.Salih ÇETİNKAYA
   
  Kırşehir Milletvekili

[AK PARTİ]

 

Tel : 
Fax:

 

 

Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan Kimdir ?

 

Mikail Arslan 
   
   Kırşehir  Milletvekili

[AK PARTİ]

 

Tel : 
Fax:


Kırşehir Valisi Necati Şentürk


Necati ŞENTÜRK
 Kırşehir Valisi

Tel : 0386 213 11 25  Fax: 0386 213 33 97

 

 

 

Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci

 

 Yaşar BAHÇECİ    Kırşehir Belediye Başkanı

 

Tel : 0386 213 10 23  Fax: 0386 213 44 87 

 

 

YURT DIŞINDAKİ DERNEKLERİMİZ

  • ABD
    ALMANYA
    AVUSTURYA
    AVUSTURALYA
    BELÇİKA
    DANİMARKA
    FRANSA
    HOLLANDA
    İSVEÇ
    İSVİÇRE
    İTALYA
    İSPANYA
    NORVEÇ

Nöbetçi Eczaneler
 Kırşehir

Konaklama Mekanları

Kırşehir 

Kaplıcalarımız

 Kırşehir

Gezi Alanları

 Kırşehir

Onix Kırşehir

 

Kaman Cevizi

TÜRKİYE deki DERNEKLERİMİZ
  • ADANA
    ADIYAMAN
    AFYONKARAHİSAR
    AĞRI
    AMASYA
    ANKARA
    ANTALYA
    ARTVİN
    AYDIN
    BALIKESİR
    BİLECİK
    BİNGÖL
    BİTLİS
    BOLU
    BURDUR
    BURSA
    ÇANAKKALE
    ÇANKIRI
    ÇORUM
    DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • Temsilcimiz
  • Ramazan Doğan 
  • 0542 584 40 06
  • EDİRNE 
  • ELAZIĞ
    ERZİNCAN
    ERZURUM
    ESKİŞEHİR
    GAZİANTEP
    GİRESUN
    GÜMÜŞHANE
    HAKKARİ
    HATAY
    ISPARTA
    MERSİN
  •  
  • Mersin Kırşehirliler Derneği

  •  
    İSTANBUL

  • İZMİR
    KARS
    KASTAMONU
    KAYSERİ
    KIRKLARELİ
    KIRŞEHİR
    KOCAELİ
  •  
  • Gebze Kırşehirliler Derneği
    Tel :
     
    KONYA
    KÜTAHYA
    MALATYA
    MANİSA
    KAHRAMANMARAŞ
    MARDİN
    MUĞLA
    MUŞ
    NEVŞEHİR
    NİĞDE
    ORDU
    RİZE
    SAKARYA
    SAMSUN
    SİİRT
    SİNOP
    SİVAS
    TEKİRDAĞ
    TOKAT
    TRABZON
    TUNCELİ
    ŞANLIURFA
    UŞAK
    VAN
    YOZGAT
    ZONGULDAK
    AKSARAY
    BAYBURT
    KARAMAN
    KIRIKKALE
    BATMAN
    ŞIRNAK
    BARTIN
    ARDAHAN
    IĞDIR
    YALOVA
  •  
  • Yalova Kırşehirliler derneği
    Tel:
     
    KARABÜK
    KİLİS
    OSMANİYE
    DÜZCE
  • DÜZCE 

 

Sitemizde yayınlanan Reklamlardan Herhangi bir ücret alınmamaktadır.

Dünya Kırşehirliler Derneği Oluşum Aşamasında olup Şu an itibariyle internet üzerinden faaliyete başlamıştır..Derneğimiz Kurulum aşamasındadır

Videolarımız
  Kırşehir
Takvim