02/09/2011
Değerli hemşehrilerim,bu yazımda Kırşehirimizin geniş bir tarihi perspektifini sizlere sunmak istiyorum,zira birçok hemşehrimizin ve özellikle gençlerimizin Kırşehir tarihi konusunda yüzeysel bilgiler dışında, yeterli bilgiye sahip olmadığını tahmin ediyorum.İnşaallah bu yazımızda şehrimizin tarihine hep birlikte bir göz atacağız.Öğreneceğiz.
Kırşehir il merkezi yakınlarındaki hashöyükte ,kaletepede ve kaman kalehöyükte 1931-1986 yılları ararsında değişik tarihlerde Fransız,Alman,Türk ve japon araştırmacılar tarafından yapılan arkeolojik kazılarda çıkan eserlerden Kırşehir tarihinin tarih öncesi çağlara , özellikle Tunç Çağına (M.Ö. 3000 - 2000 dönemine) kadar uzandığı görülmüştür.
Kırşehir Hititler'in önemli kentlerinden biridir. Kalehöyük'te yapılan kazılarda yerleşim alanlarının en alt tabakasını Hitit Döneminin teşkil ettiği görülmüştür.
Kırşehir toprakları Hititlerden sonra , Frigler, Asurlular, Persler, Makedonlar, Kapadokya krallığı ve Roma imparatorluğu eğemenliğinde kalmış bu uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Roma dönemi hem putperestliğin güçlü olduğu hem de Hristiyanlığın hızla yayıldığı bir dönemdir. Kırşehir'de bu döneme ait, Hristiyanlar'ın ibadet ve sığınmaya yönelik inşa ettiği 15 kadar irili ufaklı yeraltı şehri ilimizde bulunmaktadır.
Bizans döneminde Kırşehir ''Makissos'' ve ''Justinianapolis'' adıyla anılmış ve bizanslılar tarafından imar edilmiş önemli bir merkez olmuştur. Kırşehir merkezine bağlı Taburoğlu köyü yakınlarındaki Üçayak kilisesi Kaman Temirli'deki kilise, Mucur Aksaklı ve Aflak köylerindeki Kaya kiliseleri, Derefakılı kiliseleri, Mucur manastır ve Keşiş sarayı, Bizans dönemine ait mimari kalıntılardır.
Selçuklular Döneminde Kırşehir
1071 ' de Bizans'ı yenilgiye uğratarak Anadolu'yu Türk yurdu haline getiren Türk orduları, Anadolu içlerine kadar yayılarak Anadolu Selçuklu Devletini kurdular. 1075 de Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Kırşehir'i selçuklu topraklarına katmıştır.
Haçlı seferleri sırasında Orta Anadolu toprakları tekrar elden çıkmıştır.
Danişmentliler 1120 'de Kırşehir'i kendilerine bağlamışlar ve o dönemde Kırşehir " Gülşehir " olarak adlandırılmıştır. Kırşehir'e Gül Şehri denmesinin sebebi ise 13. ve 14. yüzyıllarda Anadolu dil, edebiyat ve kültür sahasının önemli isimlerinden Ahmed-i Gülşehri ve Mesud-i Gülşehri'nin bu şehirde yetişmiş olmasıdır.
1171' de Kılıçarslan, Kırşehir 'i yeniden Selçuklu Devletine bağlamıştır.
Bu Uçsuz bucaksız bozkırlara sahip şehre kır şehri denilmeye başlanmıştır. Zamanla bu isim Kırşehir 'e dönüşmüştür.
Moğol istilası döneminde Kırşehir, Moğol ordularının yaylak ve kışlağı olmuştur. 1243 Kösedağ Savaşından sonra Moğollar Kırşehir'i ve Anadolu'yu kesin bir şekilde hakimiyetleri altına aldılar.
Memlük sultanı Baybars 1277 'de Anadolu'ya gelerek Elbistan 'da Moğolları yenilgiye uğratmış, Selçuklu ordusunun bir bölümü bu savaş Sırasında Memluklular'a katılmıştır. Bu savaşlar sonrasında Cacabey Kırşehire gelmiştir. Bu dönemde Nureddin Cacabey 'in 1272 'de Kırşehir'de kurmuş olduğu Cacabey Medresesi Onun adını ebedileştirmiştir. Bu medrese aynı zamanda bir rasathane idi. Bugün cami olarak kullanılan bu medresenin dış köşelerinde sütunlar, uzay araçlarına benzetilmektedir. Cacabey medresesinde eğitim tamamen Türkçe idi. Türk dilinin Fars kültürü içinde erime tehlikesi altında bulunduğu sırada Cacabey, bir kurtarıcı olarak Türklüğ'ü ayakta tutmuştur. Bu sebeple Ahi Evran, Aşıkpaşa, Hacı Bektaş'ı Veli, Ahmet Gülşehri gibi alim ve şairler eserlerini Öz Türkçe yazmışlardır.Bu nedenle Türk tarihinde Cacabey 'in önemi büyüktür. Cacabey, Rum tekfurları ile yaptığı bir çarpışmada 1301 de şehit düşmüştür. Türbesi Cacabey medresesi yanındadır.
Kırşehir 1365 'de Eretna Beyliğinin hakimiyetine girmiştir.
Timur'un 1394'deAnadolu'ya geldiği sırada, onu destekleyen Keremoğulları Kırşehir'e saldırarak, şehri yağmalamışlardır.
Timur'un 1402'de Ankara Savaşı'nda Yıldırım'ı yenmesi üzerine Kırşehir, Keremoğulları'na verilmiştir.
Osmanlı Döneminde Kırşehir
Kırşehir II.Murat döneminde (1402 - 1451) Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Fatih Sultan Mehmet'in Anadolu'da Osmanlı egemenliğini kurması ve Anadolu Türk birliğini sağlamasından sonra Kırşehir'de Celali isyanları dışında XIX. yy. ın sonlarına kadar kayda değer önemli olaylar görülmemiştir.Osmanlı Devletinin kuruluşunda Ahiliğin büyük rolü olmuş düzenli yani Yeniçeri Ocağı'nın kuruluşu sırasında Hacı Bektaş'ı Veli'nin etkileri görülmüştür. Yeniçeriler Hacı Bektaş'ı '' Pir '' olarak kabul etmişlerdir. 1527 'de Hacı Bektaş'ı Veli'nin torunlarından Kalender Çelebi, Ankara - Kayseri yöresinde ayaklanmıştır. Bu ayaklanma büyüyünce Kanuni Sultan Süleyman, Sadrazam İbrahim Paşa komutasında bir orduyu 1528 'de Kırşehir yöresine yollamıştır.
Devlet otoritesinin zamanla zayıflaması " Ayanları " ortaya çıkarmıştır. Ayanlar Kırşehir ve dolaylarında da etkili olmuştur. 1777'den 1820'li yıllara kadar Bozok (Yozgat) Sancağının güçlü âyan ailesi Çapanoğulları, Kırşehir yönetimini de üstlenmişlerdir.
1831 Osmanlı nüfus sayımı kayıtlarında ise Kırşehir, Karaman Eyaleti içinde yer almaktadır.
Osmanlı döneminde Kırşehir 1867 yılında bucak, 1869 yılında ilçe, 1870 yılında sancak olmuş, Avanos, Keskin ve Mecidiye (Çiçekdağı) ilçeleri Kırşehir'e bağlanmıştır.1902'de Ankara'ya bağlı bir sancak olan Kırşehir'e Avanos, Keskin ve Çiçekdağı İlçelerinin bağlı olduğu görülmektedir.
Cumhuriyet Döneminde Kırşehir
Kırşehirimiz Kurtuluş Savaşında kendisine düşen görevi,fedakarlığı yapmış verdiği yüzlerce şehit ve gazi ile bunu kanıtlamıştır. Kırşehir 1921 yılında bağımsız bir sancak ve mutasarrıflık haline gelmiştir. 1924'de ise Kırşehir il olmuş ve Avanos, Çiçekdağı, Hacıbektaş ve Mucur bağlanmıştır. 1944'de Kaman da ilçe haline gelince , Kırşehir'in ilçe sayısı beş olmuştur.
1954 yılında ise maalesef Türk siyasi tarihine karabir leke sürülerek Kırşehir mevcut iktidar partisi olan Demokrat Parti tarafından kendisine oy vermediği gerekçesi ile cezalandırmak amacıyla ilçe yapılmış ve Nevşehir'e bağlanmıştır. Kırşehirin ilçeleri olan Çiçekdağı Yozgat'a, Kaman Ankara'ya, Hacıbektaş, Avanos ve Mucur ise Nevşehir'e bağlanmıştır.
Neyseki aynı iktidar 1957'de bu hatasından dönmüş ve Kırşehir yeniden il olmuştur. Bu yeni düzenlemede Kırşehir'e Çiçekdağı, Kaman ve Mucur bağlanmıştır. Hacıbektaş ve Avanos ise Nevşehir de kalmıştır. 1990 da Akpınar,Akçakent ve Boztepe Kırşehir'in yeni ilçeleri olmuştur.
Bugün Kırşehir 7 ilçesi,23 beldesi,234 köyü ve 222.000 Nüfusu ile şirin bir anadolu şehridir.
Değerli hemşehrilerim, gördüğümüz gibi mensubu bulunduğumuz Kırşehir birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, bu uygarlıkların kültürel zenginliğine sahip olan, tarihi derinliği olan önemli şirin bir Anadolu ilidir. İlimize hep beraber sahip çıkalım, ilimizin tarihini, kültürünü,
geleneklerini ayrıntılı bir şekilde öğrenelim, ilimizin doğru, hakettiği gibi tanıtılmasına katkı sağlayalım.
Tüm hemşehrilerime saygı ve sevgilerimi sunuyorum,
Recep ÖZTÜRK
Albaraka Türk Maltepe Şube Müdürü