
Recep Öztürk
recep.ozturk.abat@hotmail.com
KIRŞEHİRLİ AŞIK SAİD
11/11/2011 Değerli hemşehrilerim memleketimizde bozlak müziğinin temsilcisi olarak tanınan ve popüler olanlar hep abdal geleneğinden gelenler olmuştur.Oysa Kırşehir de bu kolun dışından gelen çok sayıda adı sanı duyulmadık ozan vardır.Bunlardan biri hatta ilklerinden biri Aşık Saiddir.Bu yazımın amacı özellikle genç hemşehrilerime Aşık Said'i bir nebze tanıtabilmek ve onların bu konuya meraklarını uyandırmak olacaktır.Aşık Saidin birçok şiiri Muharrem Ertaş tarafından havalandırılmış (bestelenmiş) söylenmiştir.Çekiç Ali,Neşet Ertaş ve diğer birçok mahalli sanatçıda Aşık Saidin şiirlerini yıllarca çalıp söylemişlerdir.Buna rağmen birçok hemşehrimiz saydığım ozanları çok iyi tanırken,maalesef bu ozanlara bir anlamda kaynaklık eden Aşık Said'in adını bile bilmemektedir.Peki kimdir bu Aşık Said; Aşık Said 1835 yılında Kırşehir yakınındaki Toklumen Köyünde doğmuştur.18 yaşlarında Kayseri de medrese öğrenimi görmüştür. Said Şiirlerini hece vezni ile yazmıştır.Şiir dili oldukça arıdır ve yöremizin özelliklerini içerir.Said Karacaoğlan ve Dadaloğlundan da etkilenmiştir.Aşık Said zaman zaman şiirlerinde İlhami mahlasınıda kullanmıştır.Şairin oğullarından biri olan Aşık Seyfullah da O'nun gibi bir halk şairi olmuştur.Haşim adındaki bir kardeşi ise Silifke'de mutasarrıflık yapmıştır.Said Genç yaşta bağlama çalmayıda öğrenmiş,ülkenin bir çok ilini dolaşmış ve saz çalıp şiirler okumuştur. Yemen'de altı yıl askerlik yapmıştır. Said'in Kırşehir folklorundaki yeri önemlidir.Yaşadığı dönemde türküleri yörede yaygın ve tutulur vaziyettedir.Türkülerinin çoğu, memleketimiz olan Kırşehir ve çevresinde hala yaşamaktadır.Kırşehir Türküsü adlı şiirinin şu mısraları size çok tanıdık gelecektir; Biter Kırşehir'in gülleri biter Çıktım yükseğine seyran eyledim, Çırpınır dalında bülbüller öter Al yeşil bahçeli Kaman görünür. Çok olur güzeli hep yeni yeter Firkat geldi, ah eyledim, ağladım. Kaşının üstünde keman görünür Kılıçözü çayır çimen görünür.
Aşık Said, çiftçilik yanında Kızılırmak üzerinde kayıkçılıkda yapardı.O yüzden bir çok şiiri kızılırmak üzerinedir.
Kızılırmak can incitme sen bugün Mübarek günlerdir sel bayram eder Kitabın kavlince dağlar al giymiş karışmış çiçeğe çöl bayram eder
Kızılırmak'a saidin bu yakarışı fayda vermez ve Kızılırmak Saidi'n biricik oğlu Nuri'yi yutuverir. Saidin mısralarından bu acı olayı dinleyelim:
Kızılırmak etrafın hep dağmıdır Ala ördek olsam uçmam kıyından Dört tarafın lale sünbül bağmıdır. Zaten hoşlanmazdım senin huyundan Haber ver nerede Nurim sağmıdır Abı zemzem olsa içmem suyundan Ciğerin acısı zor kızılırmak Suyunu böğrüme çal Kızılırmak Aşık said Avcılığa da meraklı idi.Şiirlerindede yer yer bu merakının izi görülür.
Yavru şahin enginlerde kışlamaz Galip geldi felek peşim boşlamaz Gönül kalesine gülle işlemez Vurur yıkar bir muhanet taş ile
Said'in diğer önemli bir özelliğide dindar, çok dürüst ve doğru bir karakterde olması idi.Bu özelliğini birçok şiirinde, tam bir açıklıkla görülür;
Niçin terk edersin farzı sünneti Bir gün olur götürürler evinden Tanırmısın cehennemi cenneti Hakkın kelamını koyma dilinden Ne umarsın kılmaz isen namazı Kurtuluş yok azrailin elinden Şu dünyada hünkar olsan ne fayda Şu dünyaya hünkar olsan ne fayda
Saidin yaşı ilerlemiştir.O yavaş yavaş ömrünün sonuna geldiğini hissetmektedir.Dizelerindede artık hayat muhasebeleri başlamıştır.
Neyleyim dünyada şanı ziyneti Kulak verdim dört köşeyi dinledim Akibeti ölüm olduktan kelli Ardım sıra gıybet eden çoğ imiş İsterse bahçemde bülbüller ötsün Çok yaşayıp kötü günü görmeden Benim gonca gülüm solduktan kelli Az yaşayıp bir dem sürmek yeğ imiş
Hasta döşeğinde böyle yazan Aşık, 75 yaşında ölür ve Toklumen'e gömülür.Yıl 1910 dur.Evet dünya herkes gibi Said'ede kalmamıştır. Zaten o da bu dünyada misafir olduğunu biliyordu ; Said'im çekiyor gam İle keder Anamın rahminden yere düşmeden Hakka aşık olan dünyayı nider Dokuz ay yaslandım handa misafir Dünya misafirhanedir gelenler gider Bugün, geldim ise yarın giderim Yeni bildim yalan dünya boş imiş Ben bir ulu kervan hana misafir Değerli hemşehrilerim, yöremizin gölgede kalmış önemli bir şahşiyetini bir nebze size tanıtabildimse ne mutlu, Hepinize saygı ve sevgilerimi sunarım,
Recep ÖZTÜRK Albaraka Türk Maltepe Şube Müdürü |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| GÖNLÜMÜZ HEP SENİ ARIYOR NEREDESİN SEN - 05/10/2012 |
| ZAHİDENİN ADI VAR - 31/03/2012 |
| KIRŞEHİR GENÇLİĞİ BAŞARIYA DOYMUYOR - 27/09/2011 |
| KIRŞEHİR'İN TARİHİ - 02/09/2011 |